Geçtiğimiz hafta vizyona giren bir filmden bahsetmek istiyorum, Öldüren Sis. Yönetmenliğini Frank Darabont yaptığı bir Stephen King uyarlaması. Filmin konusu , uyarlama olarak başarılı ya da başarısız oluşu üzerine laf etmeyeceğim. Lakin afişte yer alan filmin isminin Türkçe meali üzerine bir kaç lafım var, The Mist = Öldüren Sis.
Filmler Türkiye'de vizyona girdiği zaman gayet haklı olarak (Filmin daha çok ilgi çekmesi, İzleyicinin filmin isminden türünü/konusunu anlayabilmesi, özellikle korku filmi seyircisinin dikkatinin hemen çekilmesi v.s.) orjinal isimleri oralarından buralarından çekiştirilerek yeni bir forma sokuluyor. Orjinal "The Mist" olan yapıtımız Türkiye sınırları içerisine girdiğinde (malesef) birden "Öldüren Sis" adını alıyor. Pek tabi yukarıda da bahsettiğim haklı sebeplerden (kime göre?) ötürü konu hakkında yetki sahibi kişilerin tercihleri, sektör bilgileri bu eylemin gerçekleşmesinde önemli bir etken, gibi düşünebilirsiniz ama ben ne kadar zorlarsam zorlayayım bu şekilde düşünemiyorum. Gözümün önüne filmin orjinal afişini eline almış bir adam canlanıyor ve öldüren koyun şık durur sesleri kulaklarımda yankılanıyor.
Neden öldüren?
Evet öldürüyorsa ve bu öldüren sis ise bu bir korku filmidir ama 2.sınıf bir korku filmi.
Ürününüz için isim seçerken ne kadar dikkatli davranıyorsunuz? Sizin için markanızın hedeflediğiniz kitle tarafından nasıl algılandı önemli mi?
Filmin afişi ve ismi o filmin markasıdır. Seçeceğiniz isim filmin algısını bir anda değiştirebilir. Öldüren Sis 2. sınıf korku filmi ismidir. Bunu sadece bir korku filmi izleyicisi olarak söylüyorum belki / belki de değil. Testere (Saw) filmi özellikle senaryosu ve senaryoyu destekler kurgusu ile beklenmedik bir başarı elde etti. Bu başarı Türkiye'de vizyona girdiğinde yapılan reklam çalışmalarıyla olmadı, filmin mütevazi bütçeside göz önüne alındığında birleşen diğer unsurların toplamı filmin izleyici sayısını belirledi (Filmin sıradışı konusu, izleyicilerin birbirine tavsiyeleri, internet... Filmin ismi bu unsurlar arasında yerini alır mı? Benim fikrim alacağı yönünde). Neden ismi Öldüren Testere değil di? Ya da vizyona girmesi beklenen "The Eye" neden Öldüren Göz, Lanetli Göz, Kanlı Göz gibi bir takım eklemeler ile sinema seyircisine duyrulmadı. Filmin isminde ana mesajı doğrudan vermek, kandan ölümden bahsetmek korku filmi izleyicisinin asıl istediği gizemi ve merağı nasıl alaşağa ettiği hiç düşünüldü mü? Ya da bunlar aslında üzerinde konuşulmaması gereken mevzular mı?
Sadece filmin ismini beğendiğiniz için -filmin hakkında bir bilgiye sahip olmadan- izleme isteğidiniz oldu mu? Filmin isminin etkisi tıpkı markada olduğu gibi tüketici tarafından tercih edilebilirliği açısından oldukça etkili. Bu arada UIP internet sitesinde senaryonun kime ait olduğu şu şekilde açıklanmış;
"Senaryo: Frank Darabont (Steplen King’in aynı adlı kısa öyküsünden)"
Sanırım "Steplen" Stephen King'in oğlu , eminim öyledir.... En kısa zamanda düzeltilmesi dileği ile...



2 YORUM YAZILDI:
11/3/08 03:17
Ben de inanılmaz takıldım bu filme. Pek çok filme takılıyorum aslında ama söz konusu Stephen King olunca delirdim. "Mist" ve "Öldüren Sis". Harika bir tanım yapmışsın. Kesinlikle bir korku filmi izleyicisine 2. sınıf ormanlı, kamplı, genç gruplu aptal ve çerez korku filmlerini çağrıştırıyor.
Bunlar tam da konuşulması gerekenler. Çünkü eminim ki bir çok korku filmini aynı gözle değerlendiriyoruz. Adı yüzünden aptal gerilimdir diye düşünüp gitmediğim ve çok sonra televizyonda izlediğimde pişman olduğum çok film oldu.
Afişe gelince "Aman Allah' ım!" yeterli olur mu? Geceyarısını 4 geçe için o saati gösteren bir duvar saati koymak gibi bir zihniyetimiz var. Amerika ve Avrupa filmler için deliler gibi mikrositeler, oyunlar hazırlarken bizde durum elbette pazarlamanın her alanında olduğu gibi içler acısı. Testereyi bizimkilere bıraksalar muhtemelen bir ağaç testeresi olurdu afişte. Eğlenir ve filme gitmezdik bile :)
21/4/08 21:15
süperr film....
bilgi kaynakları
Yorum Gönder